HoŞ GeLDiNiZ

<===BİLİM VE SANATIN TEK ADRESİ===>
 
AnasayfaGaleriAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Pleiotropik Tepki

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
XandioaheN
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Yaş : 25
Location : Pc bAşı
Points : 3
Kayıt tarihi : 17/12/07

oyunlar
oyunlar: 10

MesajKonu: Pleiotropik Tepki   Paz Şub. 24, 2008 1:42 pm



1- Kanatlar çıkmıyor
2- Ayaklar normal boyda, ancak uçları tam gelişmiyor
3- Yumuşak tüy örtüsü yok.
4, 5- Solunum kanalı olmasına rağmen akciger yok.
6, 7- İdrar yolu büyümüyor ve böbreğin gelişimine
yol açmıyor.



Sol tarafta, evcil bir tavuktaki
normal gelişim, sağda ise pleiotropik bir genin
mutasyona uğramasının doğurduğu zararlı etkiler
görülüyor. Dikkat edilirse, tek bir gende meydana
gelen bir mutasyon, birbirinden çok farklı organlara
zarar vermektedir. Eğer bir mutasyonun yararlı bir
etki olusturacağı varsayılsa bile, sözkonusu "pleiotropik
etki", daha pek çok organa zarar vererek bu
yararı da ortadan kaldıracaktır.



Mutasyonların canlılara sadece hasar verdiklerinin
bir diğer kanıtı ise, genetik şifrenin kodlanış biçimidir.
Gelişmiş canlılardaki bilinen hemen hemen tüm genler, canlıyla
ilgili birden fazla bilgiyi içerirler. Örneğin bir gen,
hem boy uzunluğunu, hem de canlının göz rengini kontrol
ediyor olabilir. Moleküler biyolog Michael Denton, genlerin
"pleiotropik etki"denen bu özelliğini şöyle izah eder:


Genlerin gelişim üzerindeki
etkileri şaşılacak derecede farklıdır. Ev faresinde tüy
rengiyle ilgili hemen her gen, boy uzunluğuyla da ilgilidir.
Meyve sineği Drosophila Melanogaster'in göz rengi mutasyonları
için kullanılan 17 adet X ışını deneyinden 14'ünde göz rengiyle
oldukça ilgisiz olan dişinin cinsel organlarının yapısı
etki görmüştür. Yüksek organizmalarda incelenen hemen her
gen, bir organdan fazla etkiye sahiptir. Pleiotropik etki
ismi verilen bu olay hakkında (Ernst) Mayr "yüksek organizmalarda
pleiotropik olmayan herhangi bir genin bulunuşu şüphelidir"der.22



Canlıların genetik yapılarındaki bu özellik
nedeniyle, tesadüfi bir mutasyon sonucu DNA'daki herhangi
bir gende meydana gelen bozukluk, birden fazla organa etki
edecektir. Böylece mutasyon sadece belirli bir bölge içinde
kalmayacak, çok daha fazla yıkıcı etkilere sahip olacaktır.
Eğer bu etkilerin birinin çok nadir rastlanacak bir tesadüf
sonucunda yararlı olabileceği varsayılsa bile, diğer etkilerin
kaçınılmaz zararı bu yararı da yok edecektir.

Mutasyonların neden evrim sağlayamayacağını
üç ana maddede özetlemek mümkündür:

� Mutasyonlar her zaman zararlıdır: Mutasyon
rastgele meydana geldiği için, hemen her zaman mutasyon
geçiren canlıya zarar verir. Mantık gereği, mükemmel ve
karmaşık olan bir yapıya yapılacak herhangi bir bilinçsiz
müdahale, o yapıyı daha ileri götürmez, aksine tahrip eder.
Nitekim hiçbir gözlemlenmiş "faydalı mutasyon"yoktur.

� Mutasyon sonucunda DNA'ya yeni bilgi eklenmez:
Genetik bilgiyi oluşturan parçalar yerlerinden kopup sökülür,
tahrip olur ya da DNA'nın farklı yerlerine taşınır. Ama
mutasyonlar hiçbir şekilde canlıya yeni bir organ ya da
yeni bir özellik kazandırmazlar. Ancak bacağın sırttan,
kulağın karından çıkması gibi anormalliklere sebep olurlar.


� Mutasyonun bir sonraki nesile aktarılabilmesi
için, mutlaka üreme hücrelerinde meydana gelmesi gerekir:
Vücudun herhangi bir hücresinde veya organında meydana gelen
değişim bir sonraki nesle aktarılmaz. Örneğin bir insanın
gözü, radyasyon ve benzeri etkilerle mutasyona uğrayıp orijinal
formundan farklılaşabilir, ama bu kendisinden sonraki nesillere
geçmeyecektir.


Escherichia coli bakterisi,
bir milyar yıl öncesindeki örneklerinden farksızdır.
Bu uzun zaman dilimi içinde gerçekleşen sayısız mutasyon,
canlıda hiçbir yapısal değişiklik oluşturmamıştır.


Tüm bunlar, doğal seleksiyon ve mutasyon mekanizmalarının
hiçbir evrimleştirici etkiye sahip olmadıklarını göstermektedir.
Nitekim şimdiye kadar bu yolla elde edilmiş hiçbir gözlenebilir
"evrim"örneği yoktur. Buna karşılık evrimci biyologlar kimi
zaman "doğal seleksiyon ve mutasyon mekanizmalarının evrimleştirici
etkisini gözlemleyemiyoruz, çünkü bu mekanizmalar ancak
çok uzun zaman içinde etkili olur"gibi bir açıklama öne
sürerler. Oysa bu da hiçbir bilimsel temeli olmayan bir
avuntudan başka bir şey değildir. Çünkü meyve sinekleri
ya da bakteriler gibi yaşam süreleri çok kısa olan ve dolayısıyla
tek bir bilim adamının binlerce neslini gözlemleyebildiği
canlılarda da hiçbir "evrim"gözlemlenmemektedir. Pierre-Paul
Grassé, bakterilerin evrimi geçersiz kılan değişmezliği
hakkında da şunları söyler:


Bakteriler... çok sayıda
üremeleri nedeniyle, en çok mutant (mutasyon geçirmiş canlı)
ortaya çıkaran canlılardır. Ancak bakteriler... kendi türlerine
çok büyük bir sadakat gösterirler. Escherichia coli bakterisinin
mutantları çok dikkatli bir biçimde incelenmiştir ve bu
konuda çok iyi bir örnektir. Okuyucular da kabul edecektir
ki, evrimi kanıtlamak ve mekanizmalarını keşfetmek için
örnek olarak seçilen bu canlının bir milyar yıldır hiçbir
değişime uğramamış olması son derece şaşırtıcıdır. Eğer
evrimsel bir değişim meydana getirmiyorlarsa, bu canlıların
geçirdikleri bunca mutasyonun ne anlamı vardır?
Sonuçta,
bakterilerin ve virüslerin geçirdikleri mutasyonel değişimlerin,
belirli bir genetik ortalamanın etrafında dönüp dolaşan
kalıtsal dalgalanmalardan başka bir şey oluşturmadıkları
ortaya çıkmaktadır; biraz sağa, biraz sola dalgalanma olmakta,
ama nihai bir evrimsel değişim yaşanmamaktadır. Hamamböcekleri
de, ilk ortaya çıktıkları Permiyen devrinden bu yana en
az Drosophila kadar çok mutasyon geçirmiş, ama hiçbir değişim
yaşamamıştır.23



Kısacası, canlıların evrim geçirmiş olmaları
mümkün değildir, çünkü doğada onları evrimleştirebilecek
bir mekanizma yoktur. Nitekim fosil kayıtlarına baktığımızda
da, bir evrim süreci ile değil, aksine evrime tümüyle ters
bir tablo ile karşılaşırız.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bilisim.justgoo.com
 
Pleiotropik Tepki
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HoŞ GeLDiNiZ :: DiNi KoNuLaR :: EvRim Teorisi Hakkında....-
Buraya geçin: